Anasayfa » Böcek Yetiştiriciliği Patlıyor. Ama Zalim mi? teknoones
Teknoloji

Böcek Yetiştiriciliği Patlıyor. Ama Zalim mi? teknoones


Texas Eyalet Üniversitesi’nde böceklerin refahı hikayesinde çalışan bir profesör olan Bob Fischer, “Esenlik endişeleri var ise, bu tesisler tasarlanırken ve inşa edilirken planlama aşamalarında müdahale etmeniz icap eder” diyor. Isı, rutubet seviyeleri, tenvir, böceklerin ne kadar kalabalık olduğu ve ne yedikleri dahil olmak suretiyle çiftlik tasarımcılarının dikkate alması ihtiyaç duyulan birçok unsur vardır. Böcek çiftçileri için bunların tamamı mühendislik sorunlarıdır – olası olmasıyla birlikte fazlaca böceğin hayatta kalmasını ve çiftliklerin işletilmesinin ucuz olmasını sağlamak isterler – fakat hem de karmaşa bir halde hayvan refahına da bağlıdırlar.

Burada birtakım iyi haberler var. İngiltere’de Cambridge merkezli böcek çiftçiliği girişimi Better Origin’in kurucusu Fotis Fotiadis, birtakım böcek larvalarının kalabalık koşullarda yaşamayı sevdiğini söylüyor. Çiftçilerin karanlık, nemli koşullarda bir siniye 10.000 tane sıkıştırılmış kendi siyah asker sineği larvalarını yetiştirebilecekleri tepsilerle donatılmış konteynerler kiralıyor. “Hayvanlar için yüksek huzur bulunduğunu düşündüğümüz şey, böcekler için yüksek huzur olmayabilir. Fotiadis, böceklerin ne yapmak istediğine dair yeni bir anlayışa haiz olmamız icap ettiğini söylüyor.

Mesele şu ki, böceklerin ne yapmaktan hoşlandığına dair fazlaca sınırı olan bir anlayışımız var. Kara asker sineği larvaları kalabalık ortamları sevebilir, peki ya yetişkinler? Chittka, erişkin siyah asker sineklerinin yiyeceksiz ve kalabalık koşullarda tutulduğu bir tesisi ziyaret ettiğini hatırlıyor. Chittka, “Bana garip geldi,” diyor. Better Origin şeklinde birtakım böcek çiftlikleri, larva yetiştirmek için kullanılan erişkin kara asker sineklerini beslemez, sadece son araştırmalar, dişi yetişkinlerin daha uzun yaşadıklarını ve beslenirlerse daha çok yumurta bıraktıklarını göstermektedir. Fotiadis, “Yetişkinlerin yumurtlamasına ve hayatını kaybetmesine izin vermek, öteki hayvan endüstrilerine paralel olarak şu anda endüstrinin yapma eğiliminde olduğu bir şey ve daha yüksek huzur böcekleri için bir pazar fırsatı bulunana kadar muhtemelen sürerdurum olarak duracak” diyor.

Daha da büyük bir ikilem, böceklerin iyi mi katledilmesi gerektiğidir. AB’de bir çok hayvan öldürülmeden ilkin bayıltılmalıdır, sadece böcekler için bu şekilde bir tertip yoktur. Böcekler mikrodalgada pişirilebilir, buharda pişirilebilir, kaynatılabilir, kızartılabilir, dondurulabilir ya da ölene kadar kıyılabilir. Better Origin’in larvaları, çiftlik tavuklarına canlı olarak beslenir. Süratli bir ölümün uzun soluklu bir ölümden daha iyi olduğu yönündeki genel kanı haricinde, hangi kesim yönteminin böcekler için minimum acı verici olduğu ile alakalı hiç bir fikrimiz yok. Fischer, “Belirsizliğin düzeyi göz önüne alındığında süratli ve bereketli bir halde öldürdüğümüzden güvenilir olmaya çalışmak kim bilir yapabileceğimiz en mühim şeylerden biridir” diyor.

Fischer için problem, böcek yetiştirip yetiştirmememiz değil, böceklerin refahını daha ciddiye almak ve endüstrinin de ciddiye almasını sağlamak. “Böcekler besin ve yem olarak oluyor. Büyüyor. Önümüzdeki 10 yılda yıkılmayacak” dedi. Ve bahsettiğimiz rakamlar o denli büyük ki, huzur standartlarındaki ufak bir büyüme bile trilyonlarca kim bilir hissedebilen yaratığın hayatında bir ayrım yaratabilir. Bundan dolayı Fischer, hayvan duyarlılığı araştırmacıları ve böcek çiftçiliği endüstrisinin karşıt kamplara bölünmek yerine bir araya gelip daha yüksek huzur düzeyine haiz böcek çiftçiliğinin iyi mi görünebileceğini ortaya koyabileceğini umuyor.

Ve bu iki demektir. Birincisi, hayvan duyarlılığı üstünde daha çok çalışmayla alakalı – bilhassa de en yaygın biçimde yetiştirilen bir avuç türle alakalı. Chittka, “En azından bu böcek türleri için, insancıl kesim prosedürlerini neyin oluşturduğuna ve hangi yetiştirme koşullarının kabul edilebilir olduğuna dair bir miktar kesinliğe haiz olmak isteriz” diyor Chittka. “Bu araştırmaya şimdi ihtiyacımız var.”

Bununla birlikte hangi hayvanların şefkatimizi hak ettiğine dair duygumuzu genişletmekle de alakalı. Bir köpeğin ya da bir şempanzenin gözlerine bakıp bu hayvanların bizim etkileyebileceğimiz duyguları bulunduğunu duymak kolaydır. Bir sini un kurduna bakıp aynı gözlemi yapmak fazlaca daha zor olsa gerek. Yeniden de, bu hayvanları toplu şekilde yetiştirmeye başlayacaksak, yapılacak en nazik şey tedbiri elden bırakmamak olabilir.


Kaynak link

Kategoriler